Hizmet Nimettir. (Gavs-i Sani)

Yazılarımız

SAHABE EFENDİLERİMİZ....
Allah’u Teala’nın Kur’an-ı Kerim’de bir çok ayette övdüğü, sorularına ilahi vahyin cevap verdiği, Fahr-i Kainat Efendimizin mübarek sohbet ve nazarlarıyla terbiye olmuş insanlar. Hayırlı insanlar, altın nesil...
Bir mümin için, Peygamber’den sonra, Peygamber’e arkadaş olabilmiş bu insanlar en büyük önemi taşır. Çünkü:
Allah’u Teala, elçisine itaatin, kendisine itaat olduğunu ferman buyuruyor. Peki sahabeler olmasaydı peygambere nasıl itaat edileceğini, O’na nasıl uyulacağını, O’nun nasıl sevileceğini, sözlerine karşı nasıl davranılacağını kimden öğrenebilirdik? Gerçekten de Peygamber’e ulaşmada Ashab-ı Kiram’dan başka başvurabileceğimiz kimse yok. İşte bu sebeple Hz. Peygamber (s.a.v.)’den sonra bir Müslüman için en önemli örnek sahabelerdir. Onların görüş ve yaşantıları Kur’an ve Sünnet’ten sonra dinimizde en önemli bilgi ve hüküm kaynağıdır.
Birer Müslüman olarak onlar gibi bizler de aynı dine mensup; aynı emir ve yasaklarla mükellefiz. Onlar o dehşetli çile asrında, dinlerinden, davalarından zerre taviz vermezken, biz bu rahat zamanda ne kadar Allah ve Resulü’nün emirlerine dikkat ediyor ve yaşıyoruz? Onlar, zevki, lezzeti, sefayı, rahatlığı Allah ve Resulünün emrine kayıtsız şartsız teslimiyette bulurken; niçin bizler bütün zevk ve lezzetleri dünyanın aldatıcı güzelliklerinde ve nefsimizin hileci tutumunda arıyoruz?






- Allah sana ne gibi bir muamele yaptı?

Dedi ki:

- Allah beni huzurunda durdurdu ve buyurdu: "Ey kötü ihtiyar, sen ne yaptın?" Bunun için, Allah'ın bildiği korku beni tuttu.

Sonra dedim ki:

"Ya Rab, ben seni bu şekilde halkına tanıtmadım."

Cenab-ı Hak:

"Benden ne gibi söz ettin?"

Dedim ki:

"Abdürrezzak bana Muhammed'den o da, Zuhrî'den, o da Enes'den, o da senin peygamberinden, o da Cebrail'den rivayet etti ki, sen demişsin:

"Ben kulumun hakkımda yürütmüş olduğu zannının yanındayım. Binaenaleyh kul istediği şeyi benim hakkımda zannetsin."

Yani zannettiğini görecektir. Halbuki ben senin hakkın da bana azab etmeyeceğini zannediyordum. Bunun aka binde Cenab-ı Hak buyurdu:

- Cebrail doğru söylemiş, peygamberim doğru söylemiş ve sen de doğru söylemişsin.

Yahya diyor ki: Bunun üzerine Cenab-ı Hak tarafından bana cennet hulleleri giydirildi. Cennet vildanları önümde ta cennete kadar yürüdüler.

Ben dedim ki: "(Ey kavmim!) Bu ne büyük bir sevinç!"



SEN ALLAH İÇİN NE VERİRSEN YOLUNA ONU GÖRÜRSÜN İNŞALLAH 1... Yine Ebû Zer radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Her birinizin her bir eklemi (ve kemiği) için bir sadaka gerekir. Binaenaleyh her tesbih sadakadır, her hamd sadakadır, her tehlil sadakadır, her tekbir sadakadır. İyiliği tavsiye etmek sadakadır, kötülükten sakındırmak sadakadır. Kulun kuşluk vakti kılacağı iki rek’at namaz bütün bunları karşılar.” Müslim, Müsâfirîn 84, Zekât 56. Ayrıca bk. Buhârî Sulh 11, Cihâd 72, 128; Ebû Dâvûd, Tatavvu’ 12, Edeb 160 2... Ebû Zer Cündeb İbni Cünâde radıyallahu anh şöyle dedi: - Ey Allah’ın Resûlü! Hangi amel daha üstündür? dedim. - “Allah’a iman ve Allah yolunda cihaddır” buyurdu. Ben: - Hangi (esir veya) köle (yi âzat etmek) daha faziletlidir? dedim. - “Sahiplerine göre en kıymetli ve bedeli en yüksek olanı” buyurdu. - (Cihad ve köle âzâdını) yapamazsam? dedim. - “(Bir) iş yapana yardım edersin veya işini beceremeyenin işini görürsün” buyurdu. - Ey Allah’ın Resûlü! Bunlardan hiçbirini yapamazsam? dedim. - “İnsanlara zarar vermezsin. Zira bu da kendi kendine iyilik etmen demektir” buyurdu. Buhârî, Itk 2; Müslim, Îmân 136







''cabir(ra)anlatıyor:Resul-i Ekrem(sav)yanımıza geldi ve şöyle buyurdu:''biraz önce dostum Cebrail(as)geldi ve dedi ki:''Ya Muhammed(sav)seni hak peygamber olarak gönderen Alla'a yemin ederimki,Allah'ın kullarındanbiri,genişliği ve uzunluğuotuz arşın olandenizdebulunan bir dağın tepesinde rabbine beş yüz sene ibadet etti.Deniz onu her tarafıdört bin fersah kuşatıyordu.Allah Teala onu parmak gibibir yerden,tatlı su akıtan,çoğalıpdağın eteğinde toplananbir kaynak çıkardı.Bir nar ağacı,ibadet ettiği her günün gecesinde ona bir nar veriyordu.Akşam olunca abdestini tazeleyip bu narı yiyordu.Sonra namaza kalkıp,eceli geldiğinde secdede iken ruhunu alması ,Alla'ınkendisinisecde halinde diriltinceye kadar,hiçbir yolla ve sebeple vücudunun bozulmaması için yalvarıyodu.''''Allah da onun duasını kabul etti.Biz(melekler)ona uğrarız,inip çıktığımızda onun hakkında geleceğe ait şu bilgileri elde ederiz:''Okıyamet günü diriltilip Allah'ın huzuruna çıkarılınca,Allah Teala:''Kulumu rahmetimle cennete koyunuz'buyurur.Kul:''Ya rabbi!Ömür boyu işlediğim amelimle cennete gireyim.'''Allah Teala yine:''Kulumu rahmetimle cennete koyunuz.'''Ya rabbi!Amelimle girmeyi isterim'deyince:''Kulumun ameli ile,benim kendisine verdiğim nimetlimi kıyaslayın buyurur.Göz nimetinin,beşyüz senelik ibadetten daha ağır geldiği anlaşılır.Allah'ınkuluna verdiği sıhhat nimeti,şükrü eda edilmemiş olarak kalır.Allah Teala:''Kulumu cehenneme atınız2 buyurup cehenneme doğru sürüklenince:''Ya rabbi!Rahmetinle beni cennete koy'diye yalvarır,feryad eder.Bunun üzerine Allah Teala:''Ey kulum!sen hiç bir şey değilken seni kim yarattı?''Sen yarattın rabbim.''Sana beşyüz sene ibadet etmek için,kim kuvvet verdi?!!Sen yarabbi!''İşte bunlar benim rahmetim iledir.Seni derahmetimle cennetime koyacağım'.''Ey Melekler !Kulumu cennetekoyunuz.Ey kulum!Sen ne iyi bir kulsun'buyurur ve cennetine koyar.Cebrail(as)sonunda:''Ya Muhammed!(sav)Herşey Allah'ın rahmeti iledir2dedi.''